Sprache wählen

Deutsch

Eine Seite des Bundesministeriums f. Gesundheit

Bundesministerium für Gesundheit
Türkçe
21:31 · 30. März 2021

Ateş, öksürük, kırıklık: COVİD-19 şüphesine yol açan belirtiler

Yüksek ateşin yanı sıra, öksürük ve burun akması COVİD-19 hastalığının sıkça görülen belirtileri arasındadır. Ancak bunların dışında hastalığa yakalanıldığının da işareti olabilecek daha başka belirtiler vardır. Bu yazıda, COVİD-19’a yakalandığınızı nasıl anlayabileceğiniz ve hastalığa yakalandığınıza dair şüphenin oluşması durumda ne yapmanız gerektiği konusunda bilgiler bulabilirsiniz.

Ateş ve öksürük, COVİD-19’un belirtileridir.

COVİD-19, öncelikle solunum yollarına saldıran bir hastalıktır. En sık görülen belirtileri, diğer solunum yolu hastalıklarının belirtilerine çok benzer: öksürük, ateş, kırıklık ve halsizlik. Bu nedenle, bir kişinin COVİD-19’a mı yakalandığını, yoksa bir grip veya soğuk algınlığı mı geçirdiğini tespit etmek her zaman kolay olmaz. Buna rağmen ortaya çıkan ilk hastalık belirtilerini hafife almamak gerekir. Koronavirüsün tetiklediği hastalık, en kötü durumda ölümle sonuçlanabilir. Ancak virüsle enfekte olan insanların yüzde 80’i çok hafif belirtiler hissediyor veya hatta hastalığı hiç belirti hissetmeden atlatıyor. Araştırma enstitüleri, yaptıkları araştırmalarda hiçbir belirti hissetmeden hastalığı atlatanların sayısını ortaya çıkarmaya çalışıyor. Bunun için SARS-CoV-2 koronavirüsüne karşı antikor oluşturmuş insanların sayısını ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Hastalık belirtileri, enfekte (Link zum Artikel “Allgemeine Informationen” eingefügt, da kein separater Artikel über Infektionswege vorhanden ist) olduktan bir süre sonra ortaya çıkıyor. Kuluçka dönemi adı verilen bu süre, ortalama olarak beş-altı gün sürüyor, ancak bazı durumlarda 14 güne kadar da uzayabiliyor.

Aniden öksürük veya ateş ortaya çıkması veya daha kısa bir süre önce temasta bulunduğunuz bir mesai arkadaşınızın koronavirüs testinin pozitif çıkması durumunda ne yapılması gerektiğini burada okuyabilirsiniz. 

COVİD-19’da hangi belirtiler ortaya çıkabilir?

En sık görülen hastalık belirtileri arasında kuru öksürük, burun akması ve 38 derecenin üzerinde ateş yer alir. Ancak bunun yanı sıra, nefes darlığı, halsizlik, kas ve eklem ağrısı, ayrıca boğaz ve baş ağrısı gibi bir dizi başka belirti görülebilir. Bunun dışında, birçok hastada koku ve tat alma duyusu geçici bir süreliğine etkilenebilir. Ender durumlarda mide bulantısı, karın ağrısı, ishal, konjonktivit (gözde iltihaplanma), lenf bezlerinde şişme ve uyku hali (somnolans) gibi belirtiler de görülebilir. İleri derecede ağır seyreden vakalarda, hastalar zatürreye de yakalanabilir ve bu durumda yoğun bakımda tedavi görmeleri gerekir. Belirtiler ve gösterdikleri şiddet arasında da hastadan hastaya farklılıklar görülebilir. “Tipik” diye nitelenebilecek ve açık bir şekilde COVİD-19 teşhisi konulmasını sağlayacak belirtiler yoktur. Belirli bazı risk faktörleri de ağır hastalık seyrine yol açabilir. 

Risk grubunda yer alıyor musunuz?

Prensip olarak, vücut dirençleri zayıflamış olan kişilerde hastalığın ağır seyretme riski daha yüksektir. Bağışıklık sistemi yaşın ilerlemesine bağlı olarak zayıfladığı için, ileri yaş bir risk faktörü oluşturur. Aynı şekilde, daha önceden yakalanılmış olan belli hastalıklar da enfeksiyonun ağır bir hastalık seyrine yol açması olasılığını güçlendirir. Bu hastalıklar arasında, kronik solunum yolları ve akciğer hastalıkları (KOHA ve astım), kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon, kanser, Diabetes mellitus (şeker hastalığı), ağır depresyon ve bipolar bozukluk vardır. COVİD-19 hastalığının yol açacağı ağır sonuçlara maruz kalmamak için, risk grubunda yer alan kişilerin bir an önce aşı yaptırmaları daha da önem kazanır. Zira koronaya karşı koruyucu aşılama, hastalığın ağır seyretmesini önler. 

COVİD-19 belirtileri göstermeye başlarsam ne yapmalıyım?

COVİD-19’a yakalanmış olma şüphesini uyandıran hastalık belirtilerini tespit ettiğiniz anda, kendiniz evinizde izole etmelisiniz. Başkalarını da enfeksiyon tehlikesine maruz bırakmamak için, insanlarla temasınızı mümkün olan en asgariye düzeye düşürün. Soğuk algınlığı belirtisi veya yukarıda sayılan COVİD-19 belirtileri hisseden veya CARS-CoV-2 test sonucu pozitif olan bir kişiyle temasta bulunmuş herkesin, telefonla aile hekimine durumu bildirmesi gerekir. Lütfen şahsen aile hekiminizin muayenehanesine gitmeyin, aksine sonra atılması gereken adımları telefonla görüşerek belirleyin. Bu şekilde virüsün başkalarına bulaşmasını engelleyebilirsiniz. Muayenehanelerin kapalı olduğu saatlerde, Almanya’nın her yerinden 0800 0000837 No’lu telefon hattından (Telefon-Nr. der fremdsprachigen Hotline eingefügt) nöbetçi hekim servisini arayabilirsiniz. Ayrıca bulunduğunuz bölgedeki sağlık dairesine de başvurabilirsiniz. (Hinweis auf PLZ-Tool des RKI gestrichen)

Bir test yapılıp yapılmayacağına, yukarıda adı geçen kurumlar ulusal test stratejisi (kein Link eingefügt, da der enstprechende Artikel nicht übersetzt ist) temelinde karar verir. Ayrıca yaptığınız bu telefon görüşmesinde, koronavirüs testinin nerede yapılacağı, testin evinizde yapılıp yapamayacağı gibi konular da ele alınır.

SARS-CoV-2 koronavirüsüyle enfekte olmuş bir kişiyle yakın temasta mı bulundunuz? 

Koronavirüs test sonucu pozitif çıkan bir kişiyle yakın temasta bulunduysanız, derhal ve kendinizin belirti gösterip göstermediğine bakmadan telefonla ilgili sağlık dairesiyle (Link zum PLZ-Tool des RKI nicht eingefügt) iletişim kurun. Buradaki görevliler, size bireysel danışmanlık hizmeti sunar ve durumunuzla ilgili bilgi topladıktan sonra alınacak kişisel önlemler konusunda tavsiyelerde bulunur. Ayrıca atılması gereken diğer adımlara karar verirler. Bu sürede mutlaka evde kalmalısınız.

Koronavirüsün bulaştırılmasında belirleyici olan, diğer etkenlerin yanı sıra enfekte olan bir kişiyle ne derecede yakın temas kurmuş olduğunuzdur. Virüs, enfekte olan kişinin nefes alıp verme, konuşma, öksürme ve hapşırma sırasında saçtığı damlacık ve çok küçük sıvı parçacıkları (aerosoller) vasıtasıyla bulaştırılır. Ancak örneğin virüsün yerleştiği yüzeyler gibi başka yollardan bulaşması da mümkündür. Bu nedenle enfekte olan bir kişinin yaydığı sıvılarla temas son derece risklidir. Bu kişiyle temasın ne kadar yakın olduğuna ve sürdüğüne ve ayrıca bir ağız-burun maskesi (Mund-Nasen-Schutz - MNS) taşınıp taşınmadığına bağlı olarak, temaslar farklı kategorilere ayrılıyor. Enfekte olan ve MNS taşımayan birisiyle yakın temasta bulunmuş, örneğin en azından 15 dakika boyunca 1,5 metreden daha kısa mesafede kalmış kişiler, 1. kategorideki temaslı kişiler grubuna giriyor. Enfeksiyon riski yüksek olduğu için, bu kategoride, özellikle katı karantina önlemlerinin uygulanması (Link zum Artikel über Isolation eingefügt) gerekiyor. 1. kategorideki temaslı kişi iseniz, mümkün olan en kısa sürede 14 günlüğüne ev karantinasına girmeniz gerekiyor. Evde karantina hakkındaki bilgileri burada (kein Link eingefügt, da aus dem Kommentar in der Vorlage nicht hervorgeht, ob ein Link einzufügen ist) bulabilir veya ilgili sağlık dairesinden edinebilirsiniz.

Karantina günlüğü tutmak

Enfekte bir kişiyle temasta bulunmuş olmanızdan dolayı karantinaya girmeniz gerekiyorsa, sizden bir karantina günlüğü tutmanız talep edilir. Bu günlüğe olası belirtileri ve vücut ısınızı kaydetmelisiniz. Robert Koch Enstitüsü, ısınızı günde iki kez ölçmenizi tavsiye ediyor. Ayrıca genel aktiviteler ile başka kişilerle temas hakkında da not tutmalısınız. Sonraki dönemde hastalığın size de bulaştığı tespit edilecek oluşa, günlüğünüze not ettiğiniz ve temasta bulunduğunuz kişiler, kendileri açısından geçerli olan enfeksiyon riski hakkında bilgilendirilebilir. Sağlık dairesi, sizinle düzenli olarak iletişime geçip sağlık durumunuz hakkında bilgi alacaktır.

Hastalık belirtileri zayıf ise: iyileşme sürecini evde yaşayın

Koronavirüs taşıdığınız tespit edilmişse, fakat siz hafif belirtiler gösteriyorsanız, hatta hiç belirti göstermiyorsanız, enfeksiyon sürecini evde atlatabilirsiniz. Bu sürede kendinizi başka insanlardan izole etmelisiniz. Başkalarıyla birlikte aynı hanede yaşıyorsanız, tek başınıza bir odaya yerleşerek mümkünse kendinizi diğerlerinden tecrit etmelisiniz. Mümkünse her öğün yemeğinizi, haneye mensup diğer kişilerden ayrı tek başınıza yiyin. Alışverişlerinizi kapınızın önüne bıraktırın ve düzenli olarak iç mekanları iyice havalandırın. İzolasyonun ne zaman sonlandırılacağına ilgili sağlık dairesi karar verecektir. Ancak, ilk hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasından sonra on gün geçinceye ve akut belirtilerde 48 saati aşan bir süre boyunca kalıcı bir düzelme görülünceye kadar boyunca izolasyonda kalmalısınız. (Letzter Satz mit dem Hinweis auf die RKI-Orientierungshilfe gestrichen)

Test yaptırmamış, fakat koronaya yakalanmış olduğu şüphesi taşıyanlar da mümkün olan en kısa zamanda evde karantinaya girmeliler. Hastalık belirtileri giderek şiddetleniyorsa (örneğin nefes almakta güçlük çekiyorsanız veya ateşiniz yükseliyorsa) doktorunuza başvurmaktan çekinmeyin. Acil durumlarda 112 hattını arayın. 

AHA+L+A formülüyle enfeksiyon zincirlerini kıralım 

Lütfen şu konuya dikkat edin: Hastalık belirtisi göstermeseniz de enfeksiyon kapmış olmanız ve dolayısıyla virüsü başkalarına bulaştırmanız mümkündür. Bu yüzden temaslarımızı sınırlamaya ve AHA+L+A formülüne uymaya devam etmeliyiz: Abstand halten (mesafefi koruyalım), Hygiene beachten (hijyen kurallarına uyalım), im Alltag Maske tragen (günlük hayatımızda maske takalım), regelmäßiges Lüften und die Corona-Warn-App nutzen (bulunduğumuz mekânı düzenli havalandıralım ve Korona Uyarı Uygulaması’nı kullanalım).